Ana sayfa Genel Sınırda Sınırsız Şenlik

Sınırda Sınırsız Şenlik

1466
0
PAYLAŞ

Bir yetimin yüzündeki tebessüm sebebi olmak için çıktık biz bu yola.

Korkmuyor musun denildiğinde gülümseyip ‘’kardeşlerimi ziyaret edeceğim neden korkayım ki?’’ demiştim.

Kimin güzel duasına nail olmuştum ki Allah beni böyle kutsal bir işle şereflendirmişti?

Şenliğin ilk günleri hep bu soruyu düşünmüştüm. ‘’Rabbim, Rabbim ne yaptım? Ne yaptım ki bu yetimlerin yüzündeki gülümseme sebebi olmamı sağladın?’’

Birkaç dakika el oyunu oynadığımız için dünyaların onun olduğunu gördüğümüz çocuklar oldu. Gülümseyip yanaklarını sıktığımız için bizleri ‘’ANNE’’ belleyen çocuklar oldu.

Neden mi gittik? Çünkü gri dünyalarını bir nebzede olsa renklendirmek istedik sadece. Renkli balonlarla, renkli kalemlerle, renkli şekerlerle… Bir nebzede olsa acılarını unutturmak istedik. Çünkü O çocuklar da birer candı. Refahtan uzak olan bir can…

Orada kapkara bulutlarla kaplı gökyüzü altında mavi düşler kuran çocukları izledim. Ufacık bedenlerde kendini gizlemiş kocaman gözlerde umudun en saf halini gördüm. Yıkıntılar arasında ömrü harap yaşamı çalınmış insanlarla karşılaştım. Her şeye rağmen hayat devam ediyordu. Savaşa rağmen, acıya rağmen…

Yolda yürürken ayağa kalkan amcalar, yanımıza gelip sarılan teyzelerimiz oldu. Kızına balon armağan verdik diye ağlayan ağabeylerimiz oldu. Eteğimize yapışıp kahkahalar atan kendinden geçen kız kardeşlerimiz oldu.

Amacımız sadece çocuk olduklarını onlara hatırlatmaktı.

Ama Suriye de çocuk olmak farklıydı. Kan ve gözyaşı demekti. Savaşlarla büyümekti. Hep ağlayıp gülmemekti.