Ana sayfa Genel Fikrimin İnce Güzü

Fikrimin İnce Güzü

1387
0
PAYLAŞ

Yapmanız gereken işleriniz önünüzde birikiyor ve sizi bir yorgunluk alıyorsa yapacağınız işlerinizi eylemlerle düşünmeye başlamış olma ihtimaliniz bir hayli yüksektir.

İçimizdeki heyecan artık kendimizi nereden nereye savuracağımızı düşünmekle işgal edilmiş durumda. Her sabah insana yeniden başlaması için bir nimetken, geceye çoktan yenilmiş ve aynı günün farklı bir takvim yaprağına yataktan yorgun gözlerle kalkmak modern dediğimiz dünyanın kahkahasıyla başlıyor: Kalk ve gereklilik kiplerini kuşan.

Uzun bir düşünceye dalamıyorum uzun zamandır. Kısa kısa geçiyor tüm fikirler aklımın köşesinden. Beni kendimden alıkoyan çoğu zaman titreyen telefon bildirimim yahut da birisinin seslenişi oluyor. “Yafez burada yok” diyorum hafif acı bir gülümsemeyle. Saate bakıyorum kendimden bensizlik geçiyor. 1. tekil şahıs ekli cümleler kurmayı sevmezken kendimi anlatıyorum. Evde ve kendimde duramıyorum. Kurtulmalıyım bu girdaptan. Kısa kısa anlatmaya değer konulardan söz açacağım:

Mesaj Amerika’ya Ulaştı

Sene 1974. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit yurtdışında. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kıbrıs Çıkarması için gemilerimize 3 günlük süre gerektiğini belirterek dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’dan talimat istiyor. Erbakan, ABD filosunun Akdeniz’de bulunduğunu hatırlatarak savaş pilotlarımızı topluyor ve bir müdahaleyle karşılaşmamız halinde kaç pilotun ölüm dalışı yapacağını soruyor. Cevap: İstisnasız el kaldıran tüm savaş uçağı pilotlarımız. Genelkurmay Başkanı toplantı sonrasına böyle bir şeyin mümkün olmadığını söylediğinde Erbakan Hocanın cevabı hepimize ders olacak nitelikte: “Mesaj Amerika’ya ulaştı.” Hikâye ne kadar doğrudur araştırılır. Buradaki asıl mesele şudur: Mesajımızı dost yüzlü düşmanlarımıza iletebiliyor muyuz? Ne kadar da ince bir çizgi ama…

Her Zamanın Mücadelesi

İnsanların kendi çıkarlarını hep ön planda tutma, sadece kendini düşünmesi şu cümleyi kurdurmuştu içimden bana: “En büyük mücadelemiz olması gerekirken tek mücadelemiz haline dönüşüyor git gide bu kirli dünyada: Kalbimize sahip çıkmak”

Milli Kalkındırma Projelerimiz

Sağlık ve eğitim alanları milli kalkınma projelerimiz olması gerekirken artık iyiden iyiye birilerini kalkındırma projelerimiz haline dönüşüyor. Yarım hekim adamı candan, yarı hoca adamı dinden edermiş. Matematik kuralıdır basit kesirlerde üs arttıkça değer küçülür. Eder ile değer kelimeleri aynı anlamlara gelmez bunu düşünelim.

Yazarların Gündemleri

Kendi dünyasında kaybolanlar yazar hassasiyetiyle yakın çevresinde ve dünyada olan havadisleri takip edemezler. Kalemini eline almış insanların bunun farkında iyice varmaları gerekiyor. Aksi halde kalemleri ilk başta kendilerine saplanacak haberleri yok.