Ana sayfa Genel Cevapsız Çağrılar

Cevapsız Çağrılar

1510
0
PAYLAŞ

Hesap Defterimiz

Canımız sıkılıyor, ruhumuz daralıyor, içimiz titriyor, yaşamak ellerimizde geveleniyor. Olanlar ve olmayanlar hesap defterine kalın harflerle yazılıyor.

Bize gelmeyen bir tarafı bu dünyanın. Kabul edemediğimiz, karşı da çıkamadığımız iki arada bir derede kaldığımız kendimizden taksit taksit ödün verdiğimiz bir yerdeyiz. Doktor nefes darlığı değil bu suskunluk içimizde biriken sözlerin kalabalığı.

Kendimiz dışında nereye koştuysak gurbette kaldık demiş Nurettin Topçu. Kendimiz olamıyoruz, kendimiz kalamıyoruz. Gidecek uzun yolları yorgunluğumuza heba ettik. Abandone boksörler misali eve giderken uzattığımız o yolları artık kestirmeden geçiyoruz. Kısaltılan şeyin yol değil tadına bakacağımız zaman olduğunu, bilmemezlikten gelsek de, biliyoruz.

İşin içinden çıkamıyorum, kulağımı ve kalbimi Gökhan Özcan’a veriyorum: “Çözmeye çalıştığımız şeylerle aslında her şeyi daha da düğümlüyor olabilir miyiz?”

Savaşımızın Suriye’si

Rahmet ve merhamet kelimelerini düşündüm bugün. Aynı kökenden geldiklerini öğrendim. Merhametsiz bir dünyadayız ve üzerimizdeki rahmetin kalkmasına şaşırmadım hiç. Son günlerde “Suriyeliler” konusu iyice ağzımıza sakız oldu! Boğazımızda kalacak o sakız mazallah ondan korkuyorum. Ege Denizi mezarları oldu, Avrupa cehennemleri, vatanları ise gurbetleri… Bir Türkiye kaldı bir de cennet gidebilecekleri. 3-5 tane kötü örnek bize kalbimizdeki merhamet adlı çınarı kestirtecekse vay ki vay halimize. Biz cüzdanımızın derdindeyiz onlar canlarının. Hangimizin kredi kartının şifresi onların hayatlarının ötesine geçebilir ki?

Aslında yaptığımız şey çok basit: Biz yok geçim sıkıntısı yok hayat kavgası derken mağlubiyete uğradığımız savaşlarımızın sebebini “Suriyeliler” denilen o büyük yaftaya yapıştırıyoruz. Ne de olsa onların topraklarında 7 düvel ordunun askerleri yok ne de olsa ülkemiz 2-3 sene öncesine kadar Norveç’e kapı komşusuydu. Hadi oradan!

Eksik Kalanlar

Her zamanki gibi söyleyeceğimiz sözlerimiz kaldı yarına. İşin kötü yanı gece saat 12’yi geçince yarın olmuyor.

Not: Evet yazılmamış her yazı geç kalır.

Fotoğraf: Mehmet Ali Yafez, Üsküdar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here