Ana sayfa Genel Kimine Hüzün Kimine Düğün

Kimine Hüzün Kimine Düğün

1415
0
PAYLAŞ

“Ölüm var ölüm / Kimine hüzün kimine düğün / Ölmeden önce ölelim gülüm / Ölümden öte bir yer var gülüm”

Ne de güzel diyor Ömer Karaoğlu Ağabeyimiz. Daha söze hacet bırakmadı ama iki kelam da biz edelim. Bilir misiniz Osmanlı’da külliye içlerindedir mezarlar. Her daim ölüm mefkuresi hayatın içinde olsun, bizi hiç unutmayan ölümü unutmayalım diye. Kişi vakit namaz için camiye geldiğinde ölüm hakikati öyle bir çarpar ki gönlüne, dünyadan yüreğini kurtarıp öyle adım atar. Ecdad ölüme sırt çevirmemiş bilakis bağrına basmış. Eskiler ölenlere öldü bile demeyecek kadar ölümle barışık imiş. Örneğin can kuşu uçtu, rahmeti Rahman’a kavuştu tabirleri vardır vefat edenler için. Şimdilerde ise metruk bırakılan yerler mezarlıklarla dolu. Kırılmış, kaybolmuş -üstündekini dahi okuyamadığımız- mezar taşları… Bir nefes sonrası kadar yakın ölümden kaçmaya çalışan insan ne kadar da komik görünüyor. Halbuki Allah(c.c) ne buyuruyor: “Haberiniz olsun kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm, muhakkak o gelip sizin karşınıza çıkacak.”* “Modern çağda” insan ölümü hatırlamayınca yok olduğu kuruntusuna kapılıyor. Bu kuruntu gök gürültüsüne kulaklarını kapattığında yok olduğunu sanmak veya deve kuşunun avcıyı görünce kafasını toprağa gömünce saklandığını sanması gibi.

Bir tanıdığım taşınacaktı, ev bakıyordu. Buldukları evin penceresi mezarlığa baktığından vazgeçmişler orayı tutmaktan. Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapıyor. Görmezden gelmek hakikati değiştirmiyor. Derler ya “Yer çekimi değil o bizim dünyaya meylimiz.” hakikaten öyle… Oysaki doğduğumuz andan itibaren ölüme adım atarız ve aslında ölümle doğarız(doğacağız). Bu seneye kadar hiç cenaze görmemiştim. Dedem daha ben doğmadan vefat etmiş. Bu yüzden ölüm hep başkalarının başına gelen bir şeymiş gibi görünürdü gözüme. Sonra karşıma cenaze arabası içinde bir tabut belirince ölümle hiç bu kadar yakından tanışmadığımı işte o zaman fark ettim.

Merhum Akif Emre’nin güzel sözleriyle bitirelim:

“Ölüm yoksa hayat da yoktur. Ölümle irtibatlı değilseniz hayattan da kopuksunuz demektir. Ölümle barışık değilseniz hayatı anlamlandıramazsınız demektir. Sanılanın aksine hayatla da barışık değildir ölüm düşüncesine barışık olmayanlar, ölüme hazırlıklı olmayanlar. Ölüm dikkati bizi hayat, varlık, ebediyet, yokluk gibi temel sarsıcı sorular karşısında diri ve anlamlı kılan yegane bilinç aşaması.

Kendi ölümümüzü dostlarımıza telefon mesajında duyuracak kadar ölüme yakın ve cenazelere katılamayacak kadar meşgul ve uzak bir zamanı yaşıyoruz”

*Cuma Suresi 8

Fotoğraf: Ayşe Hümeyra Otalı

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here