Ana sayfa Fotoğraflar Tapınaklar Adası, Bali

Tapınaklar Adası, Bali

2224
0
PAYLAŞ

Seyrine doyamadığımız mekanlar yahut durumlar vardır. Kar yağışı, gökyüzü, deniz, orman gibi. Sadettin Ökten’in ; “İnsanda var olan sonsuzluk duygusu; gökyüzü, çöl ve denizi seyretme ihtiyacı hâsıl eder.” sözüne rast geldim geçenlerde. Ebedi istirâhatgâh diyoruz mesela. Ümid ediyoruz. Rahatımızın ebedî olmasını. Cenneti mi arzu ediyoruz yoksa rahatlığımı bilemedim. Ümidimiz Allah olsun inşallah diyerek şimdi doyulamayan bir yeşilliği seyre çıkalım.

Uzun bir yolculuğun –gerçekten uzun- ardından Bali-Denpasar Havalimanı’na ulaştık. Bir önceki yazımızda Tunus izlenimlerimden bahsetmiştim. Yolcuğumuzun uzun olmasının sebebi Tunus’tan Doha aktarmalı bir yol izleyerek Bali’ye geçmemiz idi. “Ne! Aklınızı mı yediniz?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet. Delilik var serde. 🙂 Tunus’tan ayrılmamızın 24. saatinde elhamdülillah Bali’de idik. Artık akşam olduğu için cadde ışıklarının insanı şair edebilecek güzelliği beraberliğinde otele geçtik.

Adalar ülkesi Endonezya’da Müslüman nüfusunun %90’lara yakın olduğunu biliyoruz. Kalan %10’luk kesimin de birçoğu zannediyorum ki Bali’de. Bali’deki inanç çoğunluğu ise Hinduizm ve Budizm. Buna rağmen çekindiğimiz, tedirgin olduğumuz bir husus olmadı hiç. Konaklama ve yeme hususundaki hassasiyetlerimiz cevapsız kalmadı çok şükür.

Haydi, artık Bali’yi dolaşalım. 🙂

Ulun Danu Bratan

Dağ ve göl birleşim noktasında inşa edilen bu tapınağa gittiğimde: “Uzungöl’deki caminin bana hissettirdiği güzellikleri sanırım Hindu’lar da burada hissediyordur.” demiştim. 🙂 

Tanah Lot

 

Deniz kenarındaki bu tapınak sert rüzgarlara ve dalgalara karşı direniyor gibiydi.

Turistlerin gün batımını izlemek için hususen geldikleri bir tapınak fakat biz malesef o seyri kaçırdık.

Bali, Tapınaklarıyla meşhur bir yer. Adada neredeyse 3000-4000 tapınak olduğu söyleniyor. Her evde insanların ‘sunak’ları bulunuyor. Bir ara seyahat rehberimize, ben senin komşun olsam ve ibadet etmek için senin tapınağını kullanabilir miyim sorduğumuzda gülerek böyle bir şeye gerek kalmadığını herkesin kendi evinde sunağı, tapınağı olduğunu söylemişti. 🙂

Ve şimdi Bali’ye geliş sebeplerinin belki de ilki olan pirinç tarlaları…

Bali sürekli turist alan bir yer olduğu için buralarda rahatça gezememenin tedirginliğini yaşamıştım. Bir de insanların rızık kapısı neticede. Gittiğim zaman pirinç tarlalarının genişliğini ve güzelliğini gördüğümde bu tedirginlik uçup gitti.

Aslında Karadeniz’i andırmıyor değil. Çay tarlalarının arasında dolaşmak nasıl keyifliyse burada dolaşmak da öyle keyifliydi. Etrafta pirinçleri korumak için bekleyen birileri görünmüyordu. Ya da dokunmayın, koparmayın gibi yazılar da yoktu. Bir ara video çekerek dar bir yoldan geçerken gayriihtiyari solumdaki yeşilliklere dört beş saniye kadar dokunarak yürüdüm. O an nereden geldiği belli olmayan bir ‘Dokunma!’ çağrısı yankılandı. Anladım ki tenhalarda uzamış pirinçlerin arasında çaktırmadan ekinini koruyanlar var. Hakkıdır. 🙂

Kemenuh Butterfly Park

Subhanallah dedirten görüntüler. 🙂

Kopi Luwak

Dünyanın en pahalı kahvesi. Sebebi ise Luwak kedisinin daldaki en güzel ve en leziz kahveleri bulup yemesi.  Evet tahmini son. Kediler çekirdekleri yiyor ve … ve daha sonra o çekirdekler temizlenerek kavruluyor. 🙂

Eşim afiyetle içti. Şifa olsun. Fakat ben bir yudum alır gibi oldum alamadım. Kokusu güzeldi. Lezzetinden de şüphem yok. Mesele kediciğin dahil olduğu kısım. 🙂

Bali, güzel hatıralar biriktirdiğimiz ve belki çok zaman sonra tekrar gitmek isteyeceğimiz bir yer olarak anı defterimize kaydoldu. Adadan ayrılırken hidayete ermeleri için duada bulunduğum güzel insanlar beldesi. 🙂 Bir daha gidersem belki kahveden içerim. Peki ne mi yapmam? Tunus üzerinden Doha aktarmalı gitmem. 🙂