Ana sayfa Genel Eyvallah

Eyvallah

2054
0
PAYLAŞ

Etrafım kapılarla çevrildiğinden beri kendimi biraz daha kıstırılmış hissediyorum. Manzarası için gidilen yerlerdeki kalabalık diye tarif edilebilir belki. Bilemiyorum…

Mart 2017’den beri rutin olarak her ay serdim postumu buraya. İlk defa bu ay herhangi bir şey yazmak gelmiyor içimden. Fakat olmaz. Verilen sözler hatırına, olmaz..

Abdurrahim Karakoç bir röportajın ardından kendisine teşekkür eden muhabire “Ne yaparsın hatır belası.” demişti. Eski bir vefa borcu da olabilir röportajı kabul etmesindeki sebep, bilinmez. Çünkü biliriz ki: “İnsan vefası kadardır.” Vefa, devamlı arayıp sormak değil o kişiyi kalbimizden çıkarmamaktır. Yoksa yıllardır hiç görüşmedikleri halde yine birbirine minnetle sarılan insanların tablosunu nasıl açıklayabiliriz. Bir de şu var: Aramadığımız insanlardan sebep bizi aramayan insanlara gönül koyma hakkına sahip değiliz.

Değerli kardeşim Burak Koç’a sözüm vermiştim, yazmadan bitirmeyelim: Son bir sene içinde dostlarımın yanında en çok gördüğüm eşya neredeyse bir bavul veya çanta oldu. Artık kim nereye gitmişti karıştırır oldum. Hüznüm buradan çağıldıyor. Ne demişti Burak Aksak: “Bir yanımız deniz, diğer yanımız çöl.” Sözü uzattık yine..

Eyvallah.

https://www.youtube.com/watch?v=YH6arWAFqA0

Fotoğraf: Mehmet Ali Yafez