Ana sayfa Edebiyat Bişnev!

Bişnev!

2309
0
PAYLAŞ

Bir yer vardır ya o yere gelince susulur, donup kalınır, ölü deniz misali fırtınalara hazırlanılır.
Hani kelimeler dile gelemez, kursak yutkunamaz cümleleri.
Gözler kapanır, kulaklar tıkanır:
Fonda en sevilen cinayet müzikleri.
Bekler insan, bir ışığı bekler; bazen bir sesi -gel- bir bakar çıkar göklere bir bakar inmiş yerlere.
Sağa bakar, sola bakar ve bakmaz önüne, bilir çünkü ‘can çekişen iç sanrıları’ durur önünde. Mil çeker gözlerine.

Kaçar, kaçar, kaçar…
Koşar, koşar, koşar…

Yakalamasın ister geçmiş, tutmasın hiçbir uzvundan, dokunmasın gölgesine, çıkmasın hiçbir şekilde yolunun kıyısına, köşesine.
Nefesleri sıkışır göğüs kafesine, kanı toplanır en çok kaçtığı yerde: yürekte.
Birleşir ter ve titremeler bedeninde.
Durur, durmasının gerektiğini bilir bir yerde; bir gözbebeğinde, bir saatte, bir döşekte.

Bir ses duyar düşlerinde:

– Bişnev…
– Bişnev…
– Bişnev…

– Dinle!
– Dinle!
– Dinle!

Evet sen!

Bu hayatta en çok neye ve kime tıkıyorsan kulaklarını onu dinle.
Bişnev, kulaklara fısıldanan en anlamlı kelime.

İçini kendi için kemirmeden, canını pervane misali harlanan ateşte kül etmeden, Azrail (a.s) Sur’a üflemeden, kör kuyulara Yusuf ( a.s) gibi düşürülmeden, nefs-i emmare ruhunu ele geçirmeden dinle!
Allah’ı dinle, kainatı dinle, Allah için sevdiklerini dinle, en çok yorulduğun yerde seni Allah için en çok seveni dinle, Kelamullah’ı dinle!
Ve kendi iç sesini dinle, kaçma, göçme, koşma – durma da- sükutun derin huzuruna talip ol,
sadece dinle!
Mesnevi’nin ilk kelimesi BİŞNEV, yani dinle.

Önce OKU
sonra DİNLE.