Ana sayfa Edebiyat Bildik Yerler, Bilmedik Şekiller ve Olmadık Zamanlar Üzerine

Bildik Yerler, Bilmedik Şekiller ve Olmadık Zamanlar Üzerine

1346
0
PAYLAŞ

Günlerdir çalışma masamın dayandığı boş duvara bakmaktan sıkılmıştım ve baktıkça unutmamam gereken her şeyi bir cümlede veya fotoğrafta hatırlatacaklara ihtiyacım vardı. Çok geçmeden bana başka ihtiyaçlarımı da hatırlatacak bir fotoğraf ve üzerine not alınmış bir cümleyi astım boşluğa.
“Her gün önünden geçtiğimiz yerleri, yanı başımızda duran şeyleri, içinde yaşadığımız şehri daha önce görmediğimiz şekillerde görmeye bazen hepimizin ihtiyacı var gibi görünüyor.” diyordu, astığım yerde bütün huzursuzluğumla yerini bulmuştu bu cümle. Görenlerin de duyanların da cafcaflı birçok düşünceden mahrum bırakılmış bu basit cümlenin saflığına kulak asanların da az olduğuna inanarak uyanıyorum her gün. Öyle ki herkes üzerinde daha önce cümle kurulmamış kelimeler peşinde koşmaktan bıkmıyordu,
Bestelenmemiş şarkı, aşık olmamış kalp, günah işlememiş insan, acı çekmemiş vicdan, geç kalınmamış zaman gibi el değmemişliğin peşinde koşanların arasında hızla yaşamak başımı döndürüyordu.
Vakit buldukça, bu saçmalıkların peşinde koşturan insanların suratlarına;
“Bu el değmemişliğin yarattığı sanılan kusursuzluğa sahip olma çabanız, zaman geçtikçe beni yalnızlaştırıyor” diye haykırıyor ve bende paylaşacak yalnızlık bile bırakmayan her şeye kızıyordum. Sürekli yeniyi, farklıyı, başkayı istemek yerine yanı başımızdaki her şeye başka başka bakmayı öğrenemediğimiz her an daha da azalacaktık.
Zamanın, mekânın, duyguların hızı yüzünden iki gün ara verdiğimiz dünyamızın dağınıklığını toparlamaya gücümüz kalmadığını fark ediyordum. Eskiden aktıkça her şeyin yerini bulduğu zaman, artık durup dinlenmek istediğinde, sana yapman gereken birçok şeyin birikintisine, geç kalınmışlıklarına iteliyordu. Ve yeni dünyanın yarattığı zaman sen yavaşladıkça şifa olmaktan çıkıyordu.

Yıllar önce elime cep saati sıkıştırılarak hiçbir şeye geç kalmayıp her yere zamanında olmam gerektiğiyle tembihlenmiştim. Ağaç yaşken eğilirdi ve büyümeye çalışan her insan bunu bilmeliydi diye düşünülmüştü ya da geç kalınmışlığın verdiği acıyı önlemeye çalışan kalkandan öteye geçmeyen bir tembihti sadece. Zaman geçtikçe yalnızca geç kalınmışlığın acı vermediğini öğrendim, bazen erken vardığınız mekân da insan da size acı verebilirdi. Şimdi tüm geç kalışlarımda ve erken varışlarımda o saati masanın üzerine koyar, izler izler dururum.. Ve her insanın muhakkak geç kalınmışlıklara, erken varılmış bekleyişlere ihtiyacı olduğuna inanarak yavaşlıyorum..

Hızla akan dünyamda beni büyüten tüm geç kalınmışlıklarıma ve kalacaklarıma..