Ana sayfa Edebiyat Köprüden Önce Son Çıkışı Kaçıranlar Derneği

Köprüden Önce Son Çıkışı Kaçıranlar Derneği

329
0
PAYLAŞ

Mina Mertoğlu yazdı:

 

Biliyorsun Allah’ım geriye alamadığım zaman için canım çok acıyor.

Değiştirmeyeceklerim için gönlüm sakin kalamıyor.

Öyle yoruldum ki bu pişmanlıktan. Sırtımda kambur oluştu, ellerimde sızı, boğazımda da bir şey var ama onun adını tam koyamıyorum. Böyle garip bir şey, yutkunamıyorum tam olarak, sanki hep boğazımda kalan bir şey var. Hevesim kursağımda mı kaldı ne olduysa, yediğim yemekte bile zorlanıyorum.

İnsanmış insanı yoran Allah’ım. Yanlış seçtiği, yalnızlığına sebep bir insanmış. Başkası ile yalnız kalmak, tek başına kalmaktan daha zor olanmış. Girdiğim çıkmaz sokakta bir süredir karşıma çıkan duvara bakmaktan başka bir şey yapamıyorum. Ne geri dönebiliyorum ne de duvarı aşabilmek için gayret gösterebiliyorum. Kendini tanıyamadan başkasını tanıdığını zannedermiş ancak insan. İş kendini bilmekmiş. Keşkelerle yaşamak çetinmiş. Sanki günlerce soğukta beklemiş gibi dondu bakışlarım. Vardığı yerden razı olmadığından belki de ayaklarım yıllardır ısınmıyor.

Benimseyememekten unutkan olunurmuş bildim. Benimseyememekten sahiplenmeyi unuturmuş insan.

Sevginin mayası kabul etmekmiş ama kabul etmek de ne zormuş. Teslim olmak nasıl da ah çektirirmiş.

Şefkat ne derin bir denizmiş Allah’ım, çölde kalınca anladım. Muhabbet kalbi nasıl da sıcak eylermiş, sevgisizlikten buz kesince yandım.

Razı olmak ne üst mertebeymiş böyle, nasıl da vazgeçmekmiş dünyadan. Bir türlü tamamlanamayacak eksiklere eyvallah deme yeriymiş burası. Yarım kaldığında, her şeyin tastamam olacağı yeri hoşnutlukla bekleyeceğin durağın adıymış dünya. Ferahlayacağımız adres sensin bilirim ama yine döner dolaşır, ne yapacağını şaşırır yüreğim.

Ah zaten hep de onun yüzünden. Ah benim bu üşüyen yüreğim.

Seni nerelere götürüp neyleyim.

Dua ediyorum ki, sen beni sahibinden başkasına götürmeyesin.