Ana sayfa Genel Kaçınılmazla İş Birliği Yapın

Kaçınılmazla İş Birliği Yapın

1027
0
PAYLAŞ

20.yüzyılda dünyanın her yerinde milyonlarca insan tarafından Dale Carnegienin Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak adlı eserinden bir bölümdü seçtiğim başlık peki ama nasıl kaçınılmazla nasıl iş birliği yapılabilinirdi..
Ünlü psikolog yazdığı eserinde üzüntü şekillerini ve bunlarla baş etme tarzlarını adeta bir ilaç reçetesi gibi vermiş naçizane kitabı yorumlamam gerekirse son derece çarpıcı örneklerle aslında başımıza gelen şeylerin dünya üzerinde diğer olumlamalarla karşılaştırıldığında farkındalığı kendimizin hissetmemizi sağlayacak türden bir kitap naçizane bu üzünülerini bırakıp yaşamaya bakmaya çalışan bir okuyucunun naçizane fikirleri
Peki bu mümkün mü ?
Kaçınılmazla iş birliği yapmak..
İşte tam bu sırada kelimelere verdiğimiz anlamlara göre kendi hayatımızdaki şifreleri çözmek mümkün hale gelebiliyor? Peki kaçınılmaz olan nedir bizi üzüntülere sürükleyen şeyler sonunu az çok tahmin edebildiğimiz kilit noktalarımız mı? Yoksa hükmedemediğimiz duygularımız mı?
Kaçınılmaz olan üzüntüye sebebiyet veren şey duygularımız olabilir mi diğer canlılardan insan olmayı ayıran yegane şey olan duygularımız..
Kendini mantık üzere programlayan insanların bile kendi kendine itiraf ettikleri etmek zorunda kaldıkları yegane şey duygulardır. Duygular insanın benliğini bazen ne yapması gerektiğini bazen öz benliğine bakarak ne yapmaması gerektiğini onlara gösteren yegane bir somutluktur.

Peki bu denli önemli olan bu hissiyatı neden hep gizli yaşamamız veya bu duyguyla alakalı şeyleri kendi kendimize çözmemiz gerekir. Neden duygularımız aslında zayıflıklarımızdır? Duygularımız görmezden gelmek mi bizi üzüntüye iter yoksa varlığını inkar edercesine yaşamaya çalışmak mı?
Güçlü olmak ifadesine nasıl bir anlam yüklediğinizi hiç merak ettiniz mi? Güçlü olmak var olanı yok gibi görüp kendini kandırmak mı yoksa varlığını inkar ederek dik durmaya çalışmak mıdır?..
Duygusal olarak kendini frenlemeye çalışan güçlü ve dirayetli gözükmek adına kendini yaşamaktan korkan binlerce insandan bahsediyorum…
Bu duruma mahlas olarak üzüntü kelimesi türemiş olabilir mi?

Kaçınılmazla iş birliği yapmak üzüntüyü yenmemizi sağlamaz mı?
21. yüzyılda teknoloji ve bilimin son derece geliştiği bi dönemde insanlar gelişmeye meyil etmek yerine neden düzen gittikçe ruhsal açıdan bozulur hale gelir ki neden 20. yüzyılların başında yazılmış bir kitapta duygulara yönelmeyi öğretirler ki?
Çünkü en başından beri hep yanlış yönlendirmelere maruz kalmışsınızdır sanki evladınızı sevmek ayıp sanki annenize babanıza sarılmak ayıp gibi yadsınmışsınızdır..
Her seferinde yaptığınız her nezaketli davranışı her duyguyu bir sebep sonuca bağlamışsınızdır her şeyin karşılıklı olduğuna inanılan bir dünyada duyguların anlamsız olduğu işlenmiştir. Bu durumda yapmamız geren tek şey her şeyi en baştan almaktır. Faydası olur mu bilmem ama Dr. Carnegienin size bir mesajı var KAÇINILMAZLA İŞ BİRLİĞİ YAPIN (KAÇINILMAZ OLANA NE ANLAM YÜKLÜYORSANIZ)

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here