Ana sayfa Genel İçimi Kemiren Kurdun Serzenişi

İçimi Kemiren Kurdun Serzenişi

1022
0
PAYLAŞ

Dünya biraz da “şimdiki aklım o zaman olsaydı” yeri. Adı “Ah” olan bir durak. Aklın ve zamanın bir türlü örtüşmediği yer. Öyle ya, yoktur bu dünyada keşkesiz.  Öte tarafta işe yaramaz tövbeler.

Bir tırtılın yaprağı kemirdiği gibi gönlünü kemirir durursun da, kelebek olup uçmak için tel tel örmen gerekir söküklerini.

Kendinden umudunu kesmemekte saklı yaşamak sırrı. Her takıldığında heybendeki ümidi kaybetmiyorsan ayakların olmasa da atarsın o adımı. Yoluna gurbet koktuğun kim ise yolun sonunda da onu bulursun. Ama taşlar bitmez. Bazen aynı taşa takılır durursun hatta. Şöyle okumuştum bir yerde “Sende bir cennet var olmasaydı şeytan içine girmeye çalışır mıydı?” Hey gidi umut, gizli olduğun kadar aşikârsın da.. Ama insanız işte. İçimizi kemiren kurt bırakmıyor ki bir sakin kalalım. Şöyle okumuştum bir de “Bizi cennete koysalar, ne zaman çıkaracaklar endişesiyle cenneti cehenneme çeviririz.”

Doğru, yaparız. Bize kalbimiz boğazımızda yaşamak düştü bu hayatı çünkü.

Zordur okyanus sandığının su birikintisi bile olmadığını görmek. Ama dünya işte sanmak da burada, kanmak da.. Ötede her şey ayan, ötede her şey berrak. Burası bulanık, burası gizli, burası yarım yamalak.

Gönlü genişletecek, yarımı tam edecek, içine ferahlık verecek tek şey şu belki de: “Allah neler olduğunu biliyor”

Şairin duasına sarılıp ferahlamalı böyle zamanlarda.

“Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi

taşınacak suyu göster, kırılacak odunu

kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde

bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin

tütmesi gereken ocak nerde?”

Haydi şimdi ferahla. Haydi şimdi uçsuz bucaksız bir mavi düşün. Soluklan ve başını biraz öne eğ, kalbini göreceksin. Aman onu kaybetme. Kalbindekini öteleme.

Şimdi biraz daha eğil, fısılda kalbine;

“Neler olduğunu bilen, neler olacağını da biliyor. Sen hiç merak etme.”