Ana sayfa Dergiler Ayasofya Dergisi’nin 22. ve Ayasofya Çocuk Dergisi’nin 6. Sayıları Çıktı!

Ayasofya Dergisi’nin 22. ve Ayasofya Çocuk Dergisi’nin 6. Sayıları Çıktı!

1128
0
PAYLAŞ

Ayasofya Dergisi 2017 Şiirini Mercek Altına Aldı!

Recep Terler yönetiminde yayın hayatına devam eden Ayasofya dergisi, 22. Sayısında 2017 Şiirini mercek altına almış.

Derginin Mart-Nisan sayısında 2017 Şiiri üzerine önemli bir dosya çalışması ortaya konmuş. Said Yavuz ve Harun Yakarer’in giriş yazılarıyla başlayan dosya, 2017 yılında çıkan şiir kitapları arasından yirmi yedi farklı şiir kitabı üzerine yirmi yedi farklı şairin değerlendirilmesiyle sunulmuş. Bir Nokta, Aşina, Şule, Dergâh, Profil, Everest, Hece, Temmuz, İzdiham, Ülke Edebiyat, Yedi İklim, Mühür, İz ve Avangard gibi birçok yayınevinden çıkan eserlerinin değerlendirmeye alınması çeşitlilik ve hakkaniyet açısından oldukça önemli.

Dosyaya ek olarak yine şairlere “2017 şiirinden geriye ka­lan sizce nedir?” diye soruluyor. Hüsrev Hatemi, Haşmet Babaoğlu, Adem Turan, Sıddık Ertaş, Süleyman Ragıp Yazıcılar, Ercan Yılmaz, Güven Adıgüzel, Muzaffer Ser­kan Aydın, Murat Küçükçifçi, Ayşe Çelikkaya, Orhan Özekinci ve Tuba Kaplan cevap vermiş. Her kuşaktan şairin görüşleriyle ayrı bir kıymet kazanan soruşturma okurunu bekliyor.

Bedri Gencer önemli bir makale ile dergiye katkı sağlamış: Seküler Gelenekten Seküleristik Mo­dernliğe.

 Said Yavuz siyaset bilimci, şair, yazar ve müzisyen Savaş Ş. Barkçin ile kayıtlara geçecek bir söyleşi gerçekleştirmiş: Sanat ahlâkın, adamlığın, kulluğun dışındaki bir alan değil aksine bütün bunları çoğaltmak, inceltmek, gü­zelleştirmek için var.

Bülent Özdaman usta sinamacı Nazif Tunç’a önemli so­rular sormuş, usta sinemacının verdiği cevaplar ise mest ediyor: Si­nema, Allah’ın görülmesi gereken ayetlerini, esmanın tecellisini göstermek, Hakk’a emsaller, semboller, re­mizler, imgeler yoluyla ulaşmayı deneyebilir.

Elimizdeki sayıda derginin öykü tarafı da ağır basıyor. Ahmet Sarı, Samet Öztürk, Eda İşler, Aynur Dilber ve Zeynep Sena Gümüş öyküleriyle dergiye renk katıyor.

 Zeyneb Demirel Kitabın Gölgesinde köşesine Bismillah di­yor. Cahit Zarifoğlu’nun Bir Değirmendir Bu Dünya adlı eseri üzerine Ahmet Zarifoğlu, Mustafa Nezihi Pesen, Mus­tafa Özçelik, Necip Tosun ve Osman Koca’dan görüşler almış.

Arka kapakta duyguları kabartan bir şiir var, İsmail Kılıçarslan’dan: Destan

0 212 555 46 46

ayasofyadergisi@gmail.com

ayasofyadergisi.com

twitter.com/ayasofyadergisi

Ayasofya Çocuk Mart-Nisan Sayısı Çıktı!

Vay be, bir yıl olmuş!

“Kar tanelerini henüz yere düşmeden yakalamaya çalışan çocuklar burada mı?” diyerek tam bir yıl evvel ilk sayısı ile okurlarını selâmlayan Ayasofya Edebiyat ve Çocuk Dergisi, yeni sayısını “gül yetiştiren” çocuklara, ithaf ederek, 6. sayısı ile raflardaki yerini aldı.

Ön ve arka kapak çalışmasında farklı bir teknik olan kâğıt kesme sanatını kullanan dergi, bahâr temasıyla ve yeni tekniği ile dikkat çekiyor.

Ayrıca geçmiş sayılarında resim defteri şeklinde olan dergi, yeni sayıda ebatını dikey boyuta taşımış durumda.

Genel yayın yönetmeni Hazal Sezgin öncülüğünde yayın hayatına devam eden Ayasofya Çocuk dergisinin yayın koordinatörlüğünü Muhammed Said Çimen, kültür sanat danışmanlığını ise Bülent Özdaman yürütürken, kapak ve iç tasarımda Derya Paçal’ın imzası var.

Tuğba da Ayasofya Çocuk’ta

Bu sayıdan itibaren derginin yayın danışmanları arasına Tuğba Coşkuner de katılmış. Kendisini tebrik ediyoruz.

Şaşkın Kedi Gli ile kadrosunu koruyor

Derginin editör yazısı ise “Ayasofya’nın Kedisi” olarak nâm salmış “Şaşkın Kedi Gli”ye emanet. Derginin iç sayfalarında da ara ara okurlarını selâmlayan Gli’nin çizimleri ise Orhan Kahveci’ye ait.

Hey Çocuklar, Mahmut Bıyıklı artık şiirleriyle Ayasofya Çocuk’ta!

Dergi; Yaş Günü isimli bir şiir ile açılıyor. Şiirde Mahmut Bıyıklı’nın imzasını görürken, şiirin çizimlerinde kapaktaki kâğıt kesme sanatının kullanıldığını görüyoruz. Tekniğin uygulaması Hazal Sezgin’e ait.

Bir sabah uyandığınızda sesiniz bir başkasının sesi olsa ne yapardınız? Elbette sesinizi aramaya çıkardınız değil mi? Reyhan Sağlam’ın yazdığı Ormandaki Kayıp Sesler hikâyesinde de olaylar tam olarak böyle gelişmişti bir önceki sayıda. Bu sayıda ise hikâyenin nihayete erdiğini görüyoruz.

Derginin önceki sayılarında kitap tahlili bölümünden ismine aşinâ olduğumuz Tuğba Coşkuner, yeni sayıdan itibaren iki farklı seri ile dergiye devam ediyor. Yeşil Kafalar İz Peşinde köşesi ile doğadan; Belirsizlik İyi midir Kötü mü? köşesi ile de felsefeden izler görülüyor.

Endişeli bir geyik, lavanta kokulu rüzgâr ve bir bilge kişi aynı hikâyede yer alırsa neler olur, Fatmanur Kayıkcı’nın kaleminden Rüzgârın Öyküsü adlı hikâyesi ile okumak mümkün. Hikâyenin çizimleri yine kâğıt kesme sanatı ile hazırlanmış.

Kış mevsimi vedâ ediyor olsa da, geceler hâlâ upuzun. Anlatacak hikâyemiz hiç bitmesin diye “arkası yarın”lı hikâyeler derginin bu sayısında da kendini gösteriyor. Bakalım Müslüm Karakuş’un yazıp çizdiği Boncuk Prens’i bu defâ hangi maceralar bekliyor olacak?

En son Taksim’deki Maksem’e kanat çırpan Gezgin Kuş Tayr’i, bu defa yönünü Fatih’e çevirmiş durumda. Millet Kütüphanesi’nde soluklanan Tayr’i yeni bir arkadaş daha ediniyor.  Gülnur Yıldız’ın hazırladığı bu bölümün çizimlerinde Hazal Sezgin’in imzasını görüyoruz.

Bilgi Kâşifleri ve Nasreddin Hoca

Derginin 3. sayısında bizlere selâm eden Büşra Güney’in yazıp çizdiği Bilgi Kâşifleri Barlas ve Ahsen’in maceraları ile 6. sayıda da maceralarına devam ediyor. Bu defa Barlas ve Ahsen’e Nasreddin Hoca da eşlik ediyor.

Savulun Ali Haydar geliyor!

Öyle çocuklar vardır ki taa uzaktan farklı olduğunu hissedersiniz. Mahalledeki küçüklerinin ağabeyi, yaşlılarının da özellikle yardıma ihtiyaçları olduğunda hızır gibi yetişenidir onlar. Biri Ali Haydar mı Dedi? diye bir söz işitirseniz doğru yerdesiniz demektir. Emine Dal’ın kaleminden Ali Haydar’ın hikâyesi 6. Sayıdan itibaren dergide devamı gelecek seriler arasında. Bölümün çizimlerinde Orhan Kahveci’nin imzasını görüyoruz.

Kaç yaşında olursak olalım dedelerimizden ya da ninelerimizden dinlediklerimizin tadı hep bir başkadır. O tadı hiç kaybetmeyelim diye dergide bir Arif Dede mihmân edilmiş. Cemile Bayrakdar Güney’in yazıp çizdiği Arif Dede’nin Gül Bahçesi köşesinde binbir renkli çiçek derileceği aşikâr gibi.

Kalbimizdeki yeri daima müstesna olan Kudüs için Mustafa Uçurum’un kaleminden bir şiir ile soluklanıyor dergi. Kudüs Bizim adlı şiirin çizimlerinde Büşra Kaygısız’ın kalemini görüyoruz.

Çocukken bütün kız çocuklarının etrafında muhakkak, saçları kesilirse daha da gür ve güzel olacağını söyleyen teyzeler olagelmiştir. Yağmur’un Saçları hikâyesi de tam olarak öyle. Saçlarının uzamasını sabırla bekleyen Yağmur’u, Fatmanur Kayıkcı’nın kaleminden okuyoruz. Hikâyenin çizimlerinde ise Cemile Bayrakdar Güney’in imzası var.

İsminin anlamını çok seven Açanay’ın Ay Günlüğü’nü, Rabia Önal’ın kaleminden bu sayıda da okumaya devam ediyoruz. Bölümün çizimlerinde Gülnur Yıldız’ın imzası var.

Çocukların dergisi Ayasofya Çocuk

Kahramanmaraş Yeşilkent Şehit Erdoğan Korkmaz Ortaokulu’ndan iki kıymetli öğrencinin, Emine Aktaş ve Rabia Kurt’un kaleminden çizimler de görüyoruz dergide.

Aman ava giderken avlanma Muaz!

Derginin yeni sayısında devam edecek yeni bir köşe daha var. Rabia Aktaş ve Sinem Aras, Küçük Avcı Muaz hikâyesi ile helâl gıda üzerine doyurucu bilgiler veriyor. Bölümün çizimlerinde ise Derya Paçal’ın imzasını görüyoruz.

Başımızın üzerinde türlü türlü süsler var. En güzeli ise şüphesiz gökyüzü. Göğün en güzel süslerinden birisi ise yine şüphesiz ay olsa gerek. Peki, acaba gökyüzünde hangi takvim kullanılıyor? Bulutlar ya da yıldızlar bir takvime ihtiyaç duyarlar mı? Bir gün bir bulut ya da yıldızla konuşacak olursanız muhakkak ona sorun olur mu? Biz sizi şimdilik Ay Takvimi köşesi ile baş başa bırakalım. Acaba Mart ve Nisan aylarında ay’ın hâlleri nasıl olacak?

Ayasofya Edebiyat ve Çocuk Dergisi yeni sayısında, yeni bir tasarımla, yeni karakterlere ve yeni hikâyelere selâm etmiş.

Daha ne duruyorsunuz çocuklar, İyi ki Ayasofya Çocuk var!